YAZ 2008 / seçki

maviADA

"her şey insanla güzel,her şey insan için."

maviADA........................ sanal dergi ........................sayı 3 .....................  2008 yaz

 maviADA

 

    

Aşkın  Aykırı  Estetiği 

sabri özdemir

sayı 1  NİSAN 2008

sayı 2  MAYIS 2008

 

sayı 3  HAZİRAN2008

 

 

  - sen soyun, ben senin yerine üşürüm - 

 

      A

şkın üzerine yazarken bile üşürsünüz,düş yitimlerinde sırılsıklam odunlar düşünürsünüz, sonra yine üşürsünüz. (Oysa küf bir odanın yosunlarıyla çıplak yazılır aşk yazıları).

       AŞKA AY’AZLI BİR GİRİŞ :

      (Martılar denizden ıraktaki bir kenti şaşırtır, nötrleşmiş bir yaşamdan, rastlantısal büyü jeneriklerine uyanırsınız). Evrene dönüşmüş yüreğinizde şiirsel bir kıpırdanışın esintili sesini duyup,önce en romantik,sonra en gerçek üstü akşamları düşlersiniz.Maytaplı bir uykusuzluk biner gözlerinize, anlamı sonsuzluk olan bir yelkenlinin çoktan eskimiş direğine üflersiniz sigaranızı. (Yağmur ve rüzgar zaten vardır ve dişi düşlerde yoğunlaşıp, köpek dişlerinizle oyalarsınız köpek balıklarını). En paranoyak saklanışları deneseniz bile, sizi ele verir siyanürlü ve donuk gözlerinizle bıraktığınız mikroskobik bir iz. Hem çoğalır hem eksilirsiniz, yıldızlar çağrısız üşüşür ellerinize, yıldızları katık edersiniz çocuksu düşlerinize, düşlersiniz. Kırılır renkleriniz, bir ısırgan kokusunda ve okyanusların derinliğinde çok ırağa düşersiniz ve sevdiğinizi özlersiniz. (Kördüğümlenen ulaşamama rüyası ve belki Orhan Veli’yi anımsarsınız).

      Sonra uyanırsınız,aşk başlar. 

      BİZİM AŞKIMIZ GİBİ...

     Telefonlar... telefonlar.. .telefonlar... Fotoğraflar: Sevgiliden zorla alınan, ve bakmaya doyulmayan. (Kent gözükmüyordu balkondan).

     Sonra rastlantıların büyüsüne kapılmalar... ve yağmurlar... ve müzik.

      Ve... ve ellerin birbirine değişindeki o müthiş elektrik... 

      ELLER DEĞİŞİ OLUYOR BİRBİRİNE İKİ TENİN/TÜM ÇÖP TENEKELERİ SÖNÜYOR / GEREĞİ KALMIYOR ATEŞİN...

      Yıldızlar... yıldızlar... Bir esmer ten sendromu bu. Deliydi biraz, baharı kıskandırırdı gülüşüyle.

      Bense virüs bir şairdim, şöyle yazmıştım:

      “sancılı ve tuhaf bir tonda/ayrılığın ritmini esmerleştiriyor gitarist/ dokunamıyorum deliliğin diri gülüşlerine...”

      Ve dokundum... Kuşlar kondu öykümüze... 

      AŞKIN DİLİ :

      Dili yoktur aşkın,siz hangi dilde istersiniz ? 

      AŞKIN ATEŞ RENGİ :

      Hayır pembe değil rengini mor severim ben aşkın, arada bir şaraba dönüştüğü de görülmüştür ansızın. 

      AŞKIN DİĞER RENGİ :

      (Önce yağmurun sesini dinleyin).

      Rengi iki ten ötesidir yağmurun ayaz dokunuşuna karışan sigara dumanının ya da siz birayla çayı karıştırıp yüreğinizde damıtın. 

      AŞKIN AYKIRI ESTETİĞİ :

      Kışkırtıcı bir gecede,nikotin bir şairin gözlerinden iki damla gözyaşı ve sözlerinden iki dize düşer :sen gel/ben sevişmeyi bilirim...

      Ve siyah dudaklarla imzalanır ütopya.

      (Tüm alışkanlıkları yıkan en aykırı tavrıdır bu estetiğin ve aşkın).

      Bir uyarı : Aşkı siyah-beyaz çalışın,o kendi morarsın. 

      NOT :

      Aşk aralarında üşüyorum.

AŞKIN YERİ :

      Bir dama tahtasının kuralcılığından bunalıp fırladığınız ve yasak kaldırımlarında yürüdüğünüz,tüm ayrıntıları İspanyol Meyhanesi’ni(o kadın yine çığlık çığlığa şarkı söylüyor mudur), Agora’yı ya da Degüstasyon’u ayrımlayan sokaklardır aşkın yeri. (Sokaklar aralarıdır yaşamın ve onlar size kendinizi ve şairleri anımsatır).

       Sokak çocuklarını barındırır sonra sokaklar ve de çöpçüleri.   Utançlarımızın ve camları kırık kentimizin çocuklarıdır onlar, aşktan çok tineri ve ekmeği bilirler; çöpçüleri ise bilirsiniz,şiirdeki gibi durmadan aşkı süpürürler, sıcak rüyalarını aşk diye söylerler. (Sokak çocukları ve çöpçüler her yağmurda üşürler).

    Yani meyhaneler ve sokaklar aşkı hep biriktirirler...

 AŞKIN İDEOLOJİSİ :

      Toplumcudur, bir tavırdır ve asla postmodern değildir aşk. Düşünsel bir kamaşmayı başlatır ve yaşamın aseton kokulu kıvrımlarında yaşanır özgürce. Asimetrik bir isyanın dinamiği olur aşklar geçmişten günümüze bedenlerce.

      Özgürlüktür aşk öyleyse.

      Ve ideolojisi, direniştir kopyalanmış tüm çürümüşlüklere.

      (Aşkı siz de denesenize ya da yürüsenize mevsimlerce)...

   AŞKIN KOKUSU :

      Bir sigara yakın ve terle tenin erişilmez karışımına biraz kül,biraz karanfil katın.(Şimdi koklayın ve tutkulanın).Ve tadına ulaşmak isterseniz eğer aşkın,aynı karışımı biraz şarapla tatlandırın. (Aşkın bir turnusolün dengesini bozan asitüstü kokusuna ve tadına düşünerek yaklaşın).

      Sek içmeyin aşkı,sulandırın...     

      AŞKIN SESİ :

      Yüreğinizin bir ksilefonun ilkel sesine ve Kaçkar’ın uğultusuna karışan illizyonik tınısını yakalayın.(Yoksa anlar yetmez uykusuzluğunuza,şiirler üzerinize öcüler gibi saldırır). 

      BİR ŞİİR :

      XVII

      00’dan sonra

      aşkın dizeğinde sus işareti 

      mevsim : aşkın hıdrellezi 

      vivaldi...şimdi ! 

      AŞKIN FİLMİ :

      Siyah-beyaz izlenir aşk filmleri, çocukluk aşklarımızdan beri. 

      VE AKLIMIZDA HEP O DENİZKIZININ GÖZLERİ :

      Sonra gökteki yıldızlardan,deniz yıldızlarına uzanırken aşk için konakladığımız yalnız deniz feneri.

      Doldurur kadehimi bir deniz esintisi !

      ÖYLESİNE :

      Aşk bize biraz geçmişten seslendi.Ebrulanmış bir yaşamın inceliğinde gezginci birer arkeolog olduk yaşanmış aşkları yeryüzüne çıkaran.

      Klarnet çaldık.

      Ödedik aşk ihanetlerinin ve lanetlerinin bedelini.

      Kleopatranın zehriyle çizildi desen.

      Biz en çok İda’yı bilmek isterken fırladı düşlerimize Juliet.

      Platonik anlarımızda tükenmeyi denedik.

      Oysa aşkta yaşamın çelişkilerini değil, sesini dinlemeliydik. 

      BİZ AŞK YARALARINA HİÇ TENTÜRDİYOT SÜRMEDİK :

      Şairdik çünkü ve sağanaktı dizelerimiz...

      Aşka hiç üşenmedik... 

      DENİZ KENARINDA BUZ KASABASI :

      Müziği caz ve  samba aşkın dansı.

      Düş değildi anladık aşkı. 

      GECELER KAVŞAĞIYDI TÖREDIŞI SEVDALARIN :

      Üşüyorum,ışıkları kapatın !

      Aşkı kapatmayın,bir kibrit aleviyle aralansın.

      Ve sevgili hep yanımızda kalsın... 

     BİTİŞ :

     Hadi artık,tümden aşka varalım..... 

ÿ

 

GALERİ:

 

 

 

 

Bize Gelenler:

Basılı Dergi

 

Yaz 2008

çıktı...

 

İçindekileri

 

görmek için...

 

iletişim

Giriş ] Yukarı ]